Tenise Özgü Sakatlık: Tenisçi Dirseği
Tenise Özgü Sakatlık: Tenisçi Dirseği

Tenise Özgü Sakatlık: Tenisçi Dirseği

Spor branşları ile özdeşleşmiş sakatlıklarla ilgili serimize Basketbola Özgü Sakatlık; Jones Kırığı başlıklı yazımızdan sonra tenisçi dirseği ile devam etmekteyiz.

Tenise Kısa Bir Bakış

Tenis kortunun yakardan çekilmiş görseli.

Tenis sporunun tarihi çok eski zamanlarda dayanmaktadır. 

Öncelikle tahta parçalarının raket olarak kullanıldığı şekilde yapılan tenis, insanlar arasında yaygınlaşmaya başlıyor. 

Fransızlar yaygınlaşan bu oyunu, kendi aralarında “Paume” diye adlandırdıkları ve tahta yerine ellerin kullanılarak yapılmasını sağlıyor.

İnsanlar bu şekilde oynamanın gelişimini sağladıkça ve rekabet arttıkça yapılan oyunlar zorlaşmaya başlıyor.

Oyunun devam edebilmesi için önce eller, sargı yöntemleri ile korunmaya alınıyor daha da ilerleyen zamanlarda oyun için özel olarak üretilen raketlerle oynanmaya devam ediliyor.

Eski zamanlara ait tenis görseli.

1800’lü yılların sonunda İngiliz bir Binbaşı Walter Clapton Wingfield’un oyunun daha iyi gelişmesine ön ayak olacak adımı atıp oyunun patentini almıştır. 

İlk olarak “Sphairistike” olarak tescillense de daha sonra “çim tenisi” olarak dönüşmüştür. 1977 yılına kadar çim tenisi adı değiştirmiyor ve bugün tenis sporunun doğduğu ülke olarak kabul gören İngiltere Tenis Federasyonu kendine hala “Çim Tenis Birliği” demektedir.

Oyunun yaygınlaşması ile gördüğü ilgi insanların müsabaka yapmasına sebep oldu.

Gelişen spor branşı için kurulan ilk kulüp ise 1872 yılında Leamington Spa bölgesinde kurulduğu bilinmektedir.

Ve günümüze kadar gelişerek gelen tenis, dayanıklılığın önemli olduğu kadar kuvvetin de ön planda olduğu bir spor branşıdır.

Tenis sporcularının, belli bir kuvvet ile topun yüksek hızlara çıkmasını sağladığı her raket vuruşunun birbirini tekrarlaması sakatlıklara sebep olmaktadır. 

Bu sakatlıkların başında tenisle özdeşleşmiş olan tenisçi dirseği (lateral epikondilit) yer almaktadır.

Tenisçi Dirseği

Tenisçi dirseği olan bir sporcunun görseli.

Tenisçi dirseği tıp literatüründe lateral epikondilit olarak geçmektedir.

Dirseğin dış tarafında yer alan lateral epikondil olarak isimlendirilen bölgedeki kas ve kemiklerde stres sonucu oluşan bir sakatlıktır. 

Raket sporları ile uğraşan sporcuların, arka arkaya el bileklerini belli bir kuvvete ve nesneye direnç göstererek kullanması sebebiyle sıklıkla yaşadıkları bir sakatlık türüdür.

Bu sebeple sıklıkla görüldüğü spor branşı tenis olduğu için halk ağzında tenisçi dirseği olarak geçmektedir.

Dirseğin dış tarafında yer alan bölgede başlayan ağrılar, aşağı doğru yönelerek ön kola kadar ulaşmaktadır. Dirseğin dış tarafındaki kemiğe yapışık olan tendonlar, maruz kaldığı stres sonucunda hasar görmeye başlamaktadır.

Tenisçi Dirseği Sakatlığının Belirtileri

Tenisçi dirseği için anatomik göresli.

Dirsekte başlayan ağrının ön kola doğru kendini hissettirmesi tenisçi dirseğinin başlıca belirtisi olarak kabul edilmektedir.

Özellikle bir nesneye karşı kuvvet uygulayarak direnç gösterirken, ağrı dirsekten bileğe doğru geçmektedir.

Bu durum genelde tenis sporcularının elindeki raketle, belli bir hızda kuvvet kazanarak gelen tenis topuna, birbirini tekrarlayan karşı vuruşlar yapmasıyla mikro travmaların oluşmasına sebep vermektedir.

  • Ağrının oluşmasıyla birlikte ilerleyen safhalarda, kol kaslarında belli bir güçsüzlük görülmeye başlamaktadır. 
  • Ağırlık kaldırırken, elleri yumruk yaparken, el bileğine bağlı olarak yapılan benzeri basit hareketlerde zorluklar çıkarmaktadır.
  • Bölgeye temas edildiği an ortaya ağrı hissi çıkarmaktadır.
  • Aynı zamanda kolun, dirsekten tam olarak açılıp uzatamamak da belirtiler arasında yer almaktadır.

Bu olumsuz duruma sadece sporcular maruz kalmamaktadır. Popüler olması sebebiyle tenis ve çeşitli raket sporuyla ilginenlerin sakatlanması, bu duruma ismini vermiş olsa da boyacılarda, şoförlerde, tesisatçılarda vb. çeşitli meslek gruplarında çalışan kişilerde görülmektedir. 

Hatta ve hatta ev hanımlarında da görülmektedir. 

Tenisçi Dirseği Sakatlığının Tedavi Yöntemleri

Kırılmış tenis raketi ile tenisçi dirseği için sembol olarak kullanılmış görseli

Sakatlıkla birlikte sporcuların sonraki maça hazırlanması aynı zamanda sedanter bireylerin işlerini yapması için o bölgeyi korumalıdırlar.

Bu sebeple sakatlığa sebep olan hareketlerin, iyileşme sürecini hızlandırmak için kısıtlanması da fayda sağlayacaktır. 

Örnek: Tenis sporcusunun raketi tek elle kullanması yerine iki elle kullanarak kuvveti iki ele yayması.

Hasar gören bölgeye binen yükü azaltmak için geliştirilmiş bant veya dirseklik doktorun belirleyeceği noktaya uygulanmaktadır.

4-6 hafta gibi bir sürede ağrıların şiddeti aynı oranda devam ediyor ve azalma hissedilmiyorsa farklı tedavi yöntemlerine başvurmak gerekmektedir.

Bu yöntemler ise doktor kontrolünde olabilecek yöntemlerdir. Bunlar;

  • Fizik tedavi: Güçlendirici ve gerici egzersizler yapmak iyileşmeye yardımcı olabilmektedir. Özellikle dirsek tam açıkken el bileğini germeden fayda görülebilmektedir. Ultrason ve ısı tedavileri de fizik tedavi amaçlı yapılabilmektedir.
  • İlaç tedavisi: Anti-inflamatuar tedavi ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. 
  • Steroid enjeksiyonu: Steroid bölgesel olarak enjekte edilebilen güçlü bir anti-inflamatuardır.
  • Cerrahi: Kişi, eğer ağrıdan dolayı günlük aktivitelerini ve işini yapamaz hale gelirse ve cerrahi dışı tedaviden fayda görmemiş ise cerrahi tedavi düşünülmelidir.
Tenis kortu ve bir adamın görseli.

Tenisçi dirseği sakatlığına yönelik tedbir amaçlı ısınma ve germelere daha fazla odaklanmak gerekmektedir. Aynı zamanda çeşitli egzersizler ile eklemlerin daha kuvvetli hale getirilmesi de önemli bir yere sahiptir.

Hangi sporu yaparsak yapalım, branşa özgü ısınma ve kuvvetlendirme çalışmalarına ayrıca yönelmek dileğiyle… 🙂

2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.