Sigara İçmenin Zararları ve Sonuçları
Sigara İçmenin Zararları ve Sonuçları

Sigara İçmenin Zararları ve Sonuçları

Sigara İçmeye Yönelik Stajer Öğretmenin Bakış Açısı

Öğretmen ve öğrencisinin ders yaptığı bir görsel.

Yeni nesil bir öğretmen adayı olarak, resmi olarak artık ben bir öğretmenim demeye başlamak için atmam gereken son adım olan stajdayım. Bu süreçte sigara konusunda belki yapılmaması gereken bir davranış sergiledim. Fakat etkili olması bakımından doğru olanı yaptım belki de…

Karşımda sigara içerken yörüngeme giren, kendisini öğretmenine söyleyeceğim korkusunu hisseden bir öğrenci var. Benden bu durumu öğretmenine anlatmamam için söz hakkı isteyen bir öğrenci duruyor. Söz hakkı verip, öğrenciyi dinledikten sonra kendisiyle şu diyaloğu yaşadık; 

  • Ben seni öğretmenine söylemeyi aklımdan bile geçirmedim. 
  • Sen, sigara içmenin cebine fayda sağlamadığını biliyor musun?
  • Evet Hocam.
  • Peki, sağlık açısından zararlı olduğunu biliyor musun?
  • Evet Hocam.
  • Eğer bunları bilmene rağmen isteyerek bunu içiyorsan benim söyleyecek sözüm yok, zaten her şeyin farkındasın. Faydalı ile zararlı olanı ayırt edebilecek akla sahipsin. Ben senin sadece öğretmeninim, senin için ne kadar önemli bilmiyorum ama bu konuyla ilgili benim sana öğreteceğim ya da anlatacağım bir konu yok. Sen, bunu içme konusunda benden daha bilgili ve tecrübelisin çünkü ben hiç içmedim. Sigara içmenin fayda ve zarar açısından kişiye ne sağladığını ya da sağlamadığını sen yaşayarak görüyorsun. O yüzden hayatına devam et ve benden çekinip uzakta durmana da gerek yok. Sen içtiğin için benim gözümde kötü bir öğrenci değilsin, tam aksine saygılı olduğun için bendeki yerin değerli. Şimdi dersle ilgili hareketleri çalışmaya devam et bakalım.
  • Çok teşekkür ederim Hocam.

Dedi ve dönem sonuna kadar dersimde aktif olmak için çaba sarfederek mutlu bir iletişim sağladı. 

Kitapaların sayfasının çekildiği bir görsel.

Sigara ve Kıvılcım Anı

Bu yaşadığım olaydan sonra okuduğum Malcolm Gladwell’in kaleme aldığı Kıvılcım Anı kitabından, sigara ile ilgili birkaç satır paylaşmak istiyorum. İşte o satırlar:

Harvard Üniversitesi’nde iktisatçı W.Kip Viscusi, kısa bir süre önce sigara kullanan bir grup insana, ortalama yirmi bir yaşından itibaren sigara içmenin yaşamlarının kaç yılına mal olacağını tahmin etmelerini istedi. Dokuz yıl dediler. Doğru yanıt altı ile yedi yıl civarındadır.

İnsanların sigara içmelerinin nedeni, sigara içmenin risklerinin az olduğunu düşünüyor olmaları değildir. İçmenin riskini fazla tahmin ettikleri halde sigara içiyorlar. Aynı zamanda, yetişkinlerin gençlere içmemeleri gerektiğini söyletmenin ne kadar etkili olduğu da açık değildir. Genç çocuğu olan her anne ya da baba da size şunu söyleyecektir.

Ergenlerin karşı çıkma eğilimleri gereği, yetişkinlerin onları sigara konusunda ne kadar azarlarsa ve ne kadar çok öğüt verirse onlar da tam tersine içmeyi o kadar çok denemek isteyecektir.

Gerçekten de son on yıl içindeki sigara içme eğilimlerine bakarsanız tam olarak öyle olmuştur. Sigara karşıtı hareketin sesi hiç bu dönemdeki kadar gür çıkmamıştır. Ancak yine de bütün işaretler sigara karşıtı mesajın gençler arasında ters teptiğini göstermektedir. 

Sigara İçme Nedenleri ile İlgili Anket Sonuçları

Sigara içmek, neredeyse herkes için aynı şeyle özdeşti; deneyim kazanma ve büyüme. Bu durum, şu an içmekten nefret eden, sigara içmeyi pis ve tehlikeli bir alışkanlık olarak görenler için bile geçerlidir. İşte sizin için yapılan bir ankete verilen ve çocuk anılarını tasvir eden bir cevap; 

“Annem sigara içerdi ve ben de bundan nefret ettiğim -kokusundan nefret ettiğim- halde annemin uzun parmakları vardı; her zaman ruj sürerdi ve sigara içerken o kadar zarif, o kadar pervasız görünürdü ki bir gün hiç kuşkusuz ben de sigaraya başlayacaktım. Sigara içmeyenlerin ödlek olduğunu düşünüyordu. Kötü kokmana yol açar ama seni düşündürüp zihnini açar, derdi ve bu sözün nahoşluğu ona zevk verirdi.”

Michigan Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, büyük bir grup insana ilk sigarayı içtiklerinde ne hissettikleri soruldu. Projedeki araştırmacılardan Ovide Pomerleau şöyle diyor:

“Neredeyse herkesin tütünle yaşadığı ilk deneyimin bir şekilde tiksindirici olduğunu saptadık. Ama bu deneyimlerinden sonra sigara içmeye devam edenleri, etmeyenlerden ayıran şey deneyimden alınan genel zevkti; kulaklarda uğuldama hissi ya da başını döndüren hoş bir duygu gibi bir şey.”

Sigara İçmenin Bulaştığı Süreç

Sigara içen çocuklara yönelik kontrolü temsil eden bir görsel.

Rakamlar çarpıcı. Sigarayı birkaç kez deneyen ve ondan sonra bir daha hiç içmeyenlerin sadece %25’i ilk denemelerinde kendilerine hoş gelen bir tür “kafayı bulma” duygusu hissetmiş. Eski tiryakilerin -yani bir süre içmiş ama daha sonra bırakmayı başarmış insanların- yaklaşık üçte biri ilk içişlerinden zevk almış. Hafif tiryakilerin %78’i ilk çektikleri birkaç nefesten çok zevk aldıklarını söylüyor. Diğer bir deyişle, içmenin herhangi bir birey için en sonunda ne kadar yapışkanlık gösterdiği, büyük oranda o bireyin nikotine verdiği ilk tepkiye bağlıdır.

Rowe ve Harris’e göre, gençlere sigara içme alışkanlığının bulaştığı süreç tamamen arkadaş gruplarıyla ilgilidir. Bu, yetişkin davranışının taklit edilmesi değildir. Yetişkinler arasında içme oranı düşerken gençlerde artıyor olması da bunu doğrulamaktadır. Gençlerde sigara kullanımı genç olmayla ilgili değildir; ergenliğin duygusal deneyiminin, dışavurum dilinin ve ritüellerinin paylaşımıyla ilgilidir ve bunlar dışarıdakilere Mikronezya’daki ergenlerin intihar ritüelleri kadar anlaşılmaz ve mantıksız gelir. Bu koşullar altında, herhangi bir yetişkin müdahalesinin etkili olmasını nasıl bekleyebiliriz? 

Harris’in vardığı sonuç şu:

“Gençlere sigara içmenin risklerini anlatmak – “Cildi yaşlandırır!” ya da “İktidarsızlığa yol açar!” veya “Sizi öldürür!” demek – faydasızdır. Bu bir yetişkin propagandasıdır; bunlar yetişkinlerin savlarıdır. Yetişkinler sigarayı onaylamaz ve gençler işte bu yüzden bunu yapmak isterler.” 

Sigara İçmenin Ortaya Çıkardı Duygusal Sorunlar

Sigara başlangıcı ve sonucunu gösteren bir görsel.

İçmenin neden duygusal sorunlarla bu kadar güçlü bir şekilde örtüştüğüne ilişkin birkaç teori var.

Bunların başında gelen teori ise, bir bireyi içmenin bulaşıcı etkilerine açık hale getiren – örneğin düşük öz saygı ya da sağlıksız ve mutsuz bir aile yaşamı gibi – etkenler aynı zamanda depresyonu da besleyen etkenlerdir. Daha da kışkırtıcı olanı ise bu iki sorunun aynı genetik kökene sahip olduğuna ilişkin bazı ön kanıtlar mevcuttur.

Örneğin, depresyonun en azından kısmen serotonin, dopamin ve norepinefrin olarak bilinen önemli bazı beyin kimyasallarının üretiminde yaşanan bir sorundan kaynaklandığı düşünülüyor. Bu kimyasallar duygu durumunu düzenleyen, güven, yeterlik ve haz duygularına katkıda bulunmaktadır. Nikotin de diğer iki önemli nörotransmiter – yani dopamin ve norepinefrin – konusunda aynı şeyi yapıyor gibi görünüyor. Kısacası, depresyonda olan tiryakiler, aslında tütünü depresyonlarını tedavi etmenin ucuz bir yolu olarak kullanıyorlar.

Böylece beynin normal fonksiyonlarına devam edebilmesi için gerekli kimyasal düzeylerini artırıyorlar. Bu etki öyle güçlü ki psikiyatri sorun geçmişleri olan tiryakiler içmeyi bıraktıklarında yeniden depresyona girme riskiyle kaşı karşıya kalıyorlar. Burada intikamcı bir yapışkanlık var: Tiryakileri sadece nikotine bağımlı oldukları için değil aynı zamanda nikotin olmazsa çok güçlü psikiyatrik hastalıklara yakalanma riskiyle karşılaşacakları için sigarayı bırakmakta zorlanıyorlar.

Peki, neden sigarayla savaşmanın yolunun, insanları sigaranın zararları konusunda eğitmekten geçtiğini düşünüyoruz?  

Bağımlılığın farklı bir türü hakkında ele aldığımız “Pozitif Bağımlılık Nedir ve Etkileri Nelerdir?” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.