Okul Özellikleri ve Örgütsel Bağlılık İlişkisi
Okul Özellikleri ve Örgütsel Bağlılık İlişkisi

Okul Özellikleri ve Örgütsel Bağlılık İlişkisi

Okul, Öğretmen ve Öğrenci

Eğitim alma ve verme zorunluluğu her devletin kendi vatandaşına sunması gerekli olan bir ihtiyaçtır. Öncelikli olarak bu ihtiyacın giderilebilmesi için en temel kaynak insan unsurudur. Bu sebeple devletin kendi çatısı altında görev yapan ve/veya devletin onay verdiği öğretmen ve yöneticiler belirlenen okullarda görev yapmaktadır. Tabii ki eğitim alanında sadece öğretmen ve yöneticiler değil, veliler ve hizmetli personelde süreç içerisinde belli sorumluluklara sahiptir. Eğitim hakkının sağlanabilmesi için sadece insan unsuru ile sınırlı kalınması mümkün değildir. İnsan unsuru, eğitime dair gerekli araç ve gereçlerin imkanları doğrultusunda ihtiyaç duyulan eğitim ortamının sağlandığı okul vb. bina/tesis/atölye fiziksel alanlar da kullanılmaktadır. Okul özellikleri ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin kuvvetli olabilmesi için de gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Çocuklar öğrenmeyi severler ancak eğitimden her zaman hoşlandıkları söylenemez ve bazılarının okulla ilgili ciddi sorunları vardır (Robinson, Aronica, 2018, s.106). Eğitimci ve mimarlar, binaların öğrenci ve öğretmenlerin performansları üzerinde bir etkisi olduğuna dair ortak bir görüşe sahiptirler (Külekçi, 2021, s.2). Eğitim binalarının mihenk taşı ise öğrenciler ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu bağlamda okulun yapısı, mimarisi, tarihi vb. birçok durum dikkate alınınca olumlu ve/veya olumsuz etkiye sahip çeşitli etkenler bulunmaktadır. 

Modernleşme süreciyle ilgili yürütülen tartışmalarda modern okul, okul kademelerinin işlevi ve merkezi eğitim kurumları ağırlıklı bir yer tutmaktadır (Öztürk, 2022, s.22). Hathaway’e göre (1988) “Önce bizler binaları şekillendiririz, sonra onlar bizleri şekillendirir. Okullar için bu çok önemlidir. Çünkü öğrenmeye ve insan becerisinin gelişmesinde ya da her ikisini de engellenmesinde eğitsel binaların birçok özelliğinin gizil güçleri vardır”. Eğitim için öğretmen, öğrenci, veli ve hizmetli personelin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamak amacıyla yapılan aktiviteler gibi eğitim binaları ve kullanımları da çok önemli yer kaplamaktadır. 

Öğretmenlerin çalışmak istedikleri kurumu tercihlerinde ve aynı kurumda uzun süre çalışmayı isteyip istememe bağlamında, onların eğitim kurumunun mekânsal yapısına ve mekânsal düzenlemelerine ilişkin memnuniyeti göz önünde tutulmalıdır (Buckley, Schneider & Shang, 2004). Öğretmenlerin çalıştıkları ortama ait olma, güven, güvenlik, estetik değerleri (Maslow) korunduğu ve karşılandığı çalıştıkları ortamda öğretme motivasyonu olumlu yönde etkilemektedir (Sancak, 2019, s.3). Bu bağlamda öğretmenlerin görev yaptıkları okula ve okul yönetimine karşı olumlu bir bağlılığın sağlanması beklenebilir. 

Okulun Tarihi, Mimari, Örgütsel Özellikleri ve Öğretmen

Geçmişten günümüze gelene kadar geçen süreçte değişim/dönüşüm her çağda yaşanmıştır ve yaşanmaya devam edecektir. Değişim/dönüşüm hızının ne ölçüde olduğu da önemli bir konudur. Önceki çağlarda değişim/dönüşüm yavaş yavaş ilerlerken şu an yaşanılan çağda çok hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmektedir. Eğitim bu yeni duruma ayak uydurmak bir yana geleceğe dair öngörülerde bulunarak tedbir geliştirmek zorunda olan sektörlerin en başında geliyor. Yeni meslekler, yeni beceriler ve bunların eğitim süreçleriyle nasıl ilişkilendirileceği konusu eğitim dünyasının bir süreden beri tartıştığı konulardır (Akgün, 2022, s.4). Eğitim, insanın çevreye ve topluma uyumu ve mutluluğunun yanında, varlık alemini anlamak ve tanımak için bir dizi bilgi, değer/his ve davranışı edinmesidir (Gündüz, 2021 s.12). Söz konusu kelime şekil vermek, şekillendirmek, davranış değiştirmek anlamlarında kullanılmaktadır. Eğitim kelimesinin kapsam itibariyle ilk kullanımında dışsal ve davranışsal bir anlam ifade ettiği görülmektedir (Sezgin, 2019, s.20).

Okul öncesi eğitim dönemi de başta olmak üzere bugün bir insan hatta toplum ömrünün yaklaşık 16 ile 20 yılını okul çatısı altında geçirmektedir. Bu süreç; anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite olmak üzere her dönemde ayrı bir öneme ve değere sahiptir. Bu denli uzun süren eğitim serüveninde her öğrencinin ve öğretmenin bir birey olarak ve kendine özgü istek/arzu/beklenti durumunun varlığı biliniyorsa okul gibi aktif bir eğitim ortamının tarihi, mimarisi, örgütsel yapısı öğrenci ve öğretmen için düşünülmesi gerken bir konu haline gelmektedir (Darbaz, 2022, s.23).

Örgütler içerisinde kuruldukları toplumların kaynaklarını çeşitli ürünlere veya hizmetlere dönüştüren yapılardır. İnsanlık tarihinin başından beri insanların sosyal, kültürel, siyasi ve teknolojik değişim ve gelişimlerinin daima kurdukları örgütlerin başarılarına bağlı olduğu söylenebilir. Okullar ise toplumların geleceği olan çocuklara; gerek eğitim fonksiyonuyla toplumsal değerlerin aktarımında, gerekse öğretim fonksiyonuyla evrensel bilgi birikiminin aktarımında önemli roller üstlenmekte olan örgütlerdir (Şenel, Buluç, 2016, s.2). Okul sosyal, ideolojik, siyasal, ekonomik ilişkilerin yeniden üretimi; bu ilişkileri toplumların yaşam tarzlarına yansıtma misyonuna sahip toplumsal bir kuruluştur (Radmard, Karataş ve Gül, 2019, s.2). Bu bağlamda okulların tarihi, mimari ve kendisine ait iklimi ile öğretmenlerin kendilerine ait sorumluluklarını yerine getirebilmesinde etkili olduğu düşünülmektedir. 

Hedefleri aynı olan iki okulun birinin diğerine göre gözle görülür düzeydeki başarı farkı; bu farkı neyin oluşturduğunun sorgulanmasına neden olmuş ve böylece başarıyı ve başarısızlığı getiren unsurların araştırılması etkili okul araştırmalarını başlatmıştır (Arslan, Satıcı, Kuru, 2007, s.382). Bir başka ifadeyle toplumsal süreç, insanın insanlaşma sürecidir ve eğitimin sosyal boyutunu meydana getirir. Belki de bunun için bir toplum hakkında önemli bilgiler elde etmenin bir yolu da okul ve okul kültürünü araştırmaktır (Karakaya, 2006, s.391). Buna bağlı olarak, okul ve okul yöneticiliği kavramları da çeşitli açılardan sorgulanırken, okulun ve eğitim sisteminin amaç ve işlevlerini irdeleyen ve tartışan farklı görüşler de bulunmaktadır (Örücü, 2014, s.328). Bu kapsamda düşünüldüğünde okul eğitiminin amaçlarına ulaşmasında okul yöneticisi de önemli bir rol üstlenmektedir. Okulun amaçları da bu bağlamda yeniden tanımlanmakta ve ifade edilmektedir (Turan, Şişman, 2000, s.71).

Okul Özellikleri ve Örgütsel Bağlılık İlişkisi 

Okul Özellikleri ve Örgütsel Bağlılık

Türk eğitim ve okul tarihi konusunda araştırma, yayın ve projelerin yapılması öğretmenlerin verimliliği açısından sürdürülebilirliğinin ve başarısının sağlanması için gereklidir (Baloş, Karadeniz, 2019, s.171). Toplumları değişim güçlerinin baskısı ya da dinamiği altında, kendilerini ve geleceklerini değiştirmeyi bekledikleri önemli örgütlerden biri de okullardır (Beycioğlu, Aslan, 2010, s.160). Okullar yapı itibariyle farklı özelliklere ve profillere sahip örgüt kimliği taşıdığından dolayı yönetici ve/veya lider sorumluluğu da örgütsel bağlılığın daha iyi anlaşılabilmesi için önemli bir yere sahiptir. Bir ülkenin gelişme ve kalkınmasında eğitimin önemli bir yere sahiptir. Eğitim sistemini işleten, onun varlığını etkili bir şekilde sürdürmesini sağlayan unsur ise yöneticilerdir. Eğitim politikalarının oluşturulması, eğitime ilişkin planların yapılması, kararların alınması gibi eğitimin niteliğinin yapı taşlarının şekillenmesi ve kullanıma sunulmasında üst düzey yöneticilerin rolü büyüktür (Onural, 2005, s.71). 

Modern yüzyılın bilimcileri, liderlik ve yöneticilik kavramlarına yönelik farklı yaklaşımlar geliştirmektedir. Özellikler bir liderin yöneticilik, bir yöneticinin de liderlik yapıp yapamayacağı konusu halen yönetim arenasında cevap bulmayı bekleyen sorulardandır (Biber, M., 2019, s. 184). Lider, örgütte çalışanları fikirleri, düşünceleri ve ilkeleri ile etrafında birleştiren ve bütünleştiren; bir amaç doğrultusunda insanları peşinden sürükleyen ve yönlendiren kişidir (Yıldız, K., Ertürk, R., 2019, s.1191). Yönetici, bir örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için örgüt yapısını ve prosedürünü kullanarak yönetimi sağlayan kişi olarak tanımlanmaktadır (Uğur, Sarıoğlu, Uğur, 2014, s.133).

Liderlik, belli koşullara göre, bireysel ve grupsal amaçlara yönelik kişinin diğer insanları etki altında alması olarak; öngörülen amaçların gerçekleştirilmesi için örgüt üyelerini etkileme ve yürekten çalışmalarını sağlayabilme yeteneği olarak sayılırken; yöneticilik ise, birtakım amaçların gerçekleştirilmesi için bir araya gelmiş insanların bu amaçlara ulaşmak için belli bir ahenk ve uyum içinde çalıştırılması olarak ifade edilmektedir (Önen & Kanayran, 2016, s. 45). 

Eğitim kurumları olarak okullar öğrenen örgütlerdir (Şahin, 2022, s.348). Bu sebeple eğitimin temel yapı taşlarından biri olan okulun girdi ve çıktı sürecindeki hedefini gerçekleştirebilmesi için bazı şartların sağlanabilmesi gerekmektedir. Eğitim alanında yapılan çalışmalarda pozitif okul yönetiminin genelde örgütsel bağlılık (Karadaş, 2013) ve akademik başarı ile ele alınmış ve pozitif okul yönetiminin bu değişkenler üzerinde etkili olduğu görülmüştür (Şanlı, 2009). Örgütsel bağlılık, çalışanın mesleğini icra ettiği örgütüne karşı duyduğu bağın kuvvetini ifade etmektedir (Tanju, 2016, s.35). Bu nedenle öğretmenlerin yaptıkları işten ve çalıştıkları okuldan memnun olmalarını sağlamak, artık okul yöneticileri tarafından eğitim yönetimine dair hizmet üretmek kadar önemli görülmektedir (Kılıçaslan, 2010, s.69). Genel olarak yüksek düzeyde örgütsel bağlılık gösteren bireylerin sadece kendilerinden beklenen sorumlulukları yerine getirmekle kalmayıp, istenenin ötesinde gayret gösterdikleri ayrıca sorumluluk, sadakat ve verimliliklerinin de yüksek düzeyde olduklarına inanılmaktadır (Sevgin, Doğan, 2017, s.249).

Okul Yönetimi ve Örgütsel Bağılılık

Okul Özellikleri ve Örgütsel Bağlılık

Okul yönetimleri bu hizmetleri noksansız ve etkin biçimde sürdürmek adına denetleme, değerlendirme, koordinasyon, iletişim, planlama ve karardan sorumludurlar (Weber,1947;Akt. Bursalıoğlu, 1999). Yönetimin fonksiyonlarını birbirleri ile ilişkili bir şekilde ele alarak süreci yönetmek, okulun etkili ve verimli olmasını sağlarken aynı zamanda öğretmenlerin ve diğer ilgili kişilerin örgütsel bağlılığını da sağlamaktadır. Örgütsel bağlılık, bireylerin hem tek başına hem de örgüt içinde ki eylemlerinin karakteristiklerini ortaya koymak yani eylemlerin hem belirlemesi hem de analiz edilmesini sağlayan betimsel bir kavram olarak belirtilmektedir (Sancak, 2019, s.32).

Örgütsel amaçlar kabul edilebilir olmadığında üyelerin yüksek düzeydeki bağlılığı örgütün dağılmasını hızlandırabilirken, amaçlar makul ve kabul edilebilir olduğunda yüksek düzeyde bir bağlılığın etkili davranışlarla sonuçlanması ihtimali vardır (Balay, 2000). Bağlılığın, örgütsel amaç ile ilişkisi söz konusu olunca, öğretmenin örgüte yönelik olumlu ve/veya olumsuz etkilerinin davranışsal olarak dışarıya yansıması mümkündür. Örgütsel bağlılığın sonuçlarına ilişkin olarak, davranışsal sonuçların bağlılıkla en güçlü ilişkiler içinde olduğu belirlenmiştir. Bunlardan özellikle iş doyumu, güdülenme, katılım ve örgütte kalma arzusu örgütsel bağlılıkla olumlu, iş değiştirme ve devamsızlık ise bağlılıkla olumsuz bir ilişki içerisindedir (Bayram, 2005).

Okul özellikleri ve örgütsel bağlılık düzeyinin öğretmenlerin performansı üzerindeki etkisinin yüksek olduğu ifade edildiğinden, okul ortamında öğretmenlerin algıladıkları örgütsel bağlılık düzeyinin, yöneticiler tarafından düşük düzeyde tutulmasından kaynaklı, eğitimin ve öğretimin okullardaki başarısının uzun soluklu ve sürdürülebilir olmayacağı düşünülebilir.

Eğitimde okul özellikleri ve örgütsel bağlılık ilişkisi kadar disiplin kavramı da ayrı bir öneme sahiptir. Yönetim sürecinde etkin olan herkesin disiplinli bir şekilde hareket etmesi elzemdir. Bu bağlamda “Eğitimde Disiplin Kavramı” başlıklı içeriğimizi de ayrıca okuyabilirsiniz. 🙂

Okul Yönetimi ve Örgütsel Bağılılık: Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.