Boksta Bilinen En Temel Çalışmalar (2)
Boksta Bilinen En Temel Çalışmalar (2)

Boksta Bilinen En Temel Çalışmalar (2)

Boksta Bilinen En Temel Çalışmalar

“Boksta Bilinen En Temel Çalışmalar (1)” başlıklı yazımızdan sonra serimizin ikinci bölümüyle konumuza devam ediyoruz.

İlk yazımızda gölge boksu ile kum torbası çalışmalarının üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise daha farklı temel çalışmaları ele alarak konu başlığımızı noktalamış olacağız.

Lapa Çalışması

boksta bilinen en temel çalışmalar arasında olan lapa yapmaya dair bir görsel.

Boks ve diğer dövüş branşlarında yapılan lapa çalışmalarında, kişinin dışardan gelen ani komutlara karşılık reaksiyon göstermesi gerekmektedir.

Gölge boksu ve kum torbası çalışmalarında tam kontrol boksörün kendisindedir. Fakat lapa çalışmasında boksör, kendisinden istenileni en iyi şekilde yapmak için ter dökmektedir. 

Teknik – taktik çalışmalar, hız, çabukluk ve kuvvete dair diğer türlerin geliştirilmesi aynı zamanda boksördeki iyi olan özellikleri daha iyiye, eksik olan özelikleri ise geliştirme açısından önemli bir yere sahiptir. 

Buradaki çalışmada zihinsel odak tamamiyle kombinasyonun yapılmasına yöneliktir. Zihinsel unsur, komutların dışardan alınması sebebiyle diğer çalışmalara oranla daha fazla tetikte olmaktadır. Lapa çalışması ile boksöre koordinasyon kazandırılırken, rakibe yönelik stratejik yollarda izlenmektedir. 

Gölge boksu ve kum torbasında yapılan çalışmalarda tüm kontrol boksörün kendisinde olmaktadır. Lapa çalışmasında ise tüm kontrol antrenörün kendisinde bulunmaktadır. Bu durum boksör için çeşitli bilinmezliklere karşı anlık reaksiyon göstermesini sağlamaktadır.

İp Atlama

Atlama ipi ile ilgili bir görsel.

Boksörlerin ip atlama nedenlerini ele almadan önce boksun nasıl bir spor olduğuna dair genel hatları ile hakim olmak, konunun anlaşılması bakımından daha yararlı olacaktır.

Boks yapan dövüşçülerin yaptıkları maçın sonucu, antrenmanlarda yapılan büyük ölçekli çalışmalarla belirlenecek diye bir kural yoktur.

Sonuç itibariyle boksörler arasındaki farkı ortaya çıkaran faktör küçük gibi görülen çalışmalarda gizlidir. Bu tarz çalışmalara örnek verecek olursak ip atlama çalışması bu konuya örnek gösterilebilir.

Boks, hem aerobik hem de anaerobik bir spor branşıdır. Kuvvette dayanıklılığa ihtiyaç duyulduğu gibi çabuk kuvvete de ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda ip atlamak çeşitli atlayış teknikleri ile kuvvet türlerine hitap etmektedir.

Boks antrenmanlarında sıklıkla ip atlanmasının önemli sebeplerinden birisi de vücut koordinasyonunu sağlıyor olmasıdır. Bu koordinasyon gelişimi aynı zamanda boksörün ring içerisindeki ayak hareketlerini daha dirençli ve hareketli duruma getirmeye yardımcı olmaktadır. 

İp atlamak, bedenin ve zihnin aynı anda alt ekstremite ve üst ekstremite olmak üzere iki farklı bölgeyi senkronize olarak çalıştırması ile kişinin koordinasyon becerisini geliştirmektedir.

İp atlamak, işlevselliği ayrıca verimiyle birlikte eğlenceli bir egzersiz olmasının yanında, akciğer kapasitesini artıran, fiziksel kapasiteyi geliştiren ve kardiyovasküler sisteme yönelik kazanımlar sağlayan bir egzersizdir. 

Sparring

Karşılıklı dövüşen iki boksörün görseli.

Sparrıng kelimesinin türkçe anlamı antrenman dövüşü olarak bilinmektedir. Başlangıç seviyesinden ileri seviyeye geçenlerin karşılıklı olarak yapabileceği bir çalışmadır.

Sparrıng çalışmasının normal dövüş ile aynı prosedürlere sahip olmadığını ifade etmek gerekmektedir. Normal dövüşte belirlenen kurallar neticesinde nakavt etmeye kadar kuvvetli yumruklar atılmaktadır.

Sparrıng yani antrenman dövüşü yaparken kurallar daha da hassas olmaktadır. Bu çalışmadaki amaç boksörlerin birbirlerini nakavt etmek değil, teknik, taktik ve dövüş becerilerini geliştirmeleridir. 

Birinin nakavt olacağı bir yumruk alması bu çalışmanın amacına hizmet etmediği gibi teknik becerilerin gelişmesine de yardımcı olmayacaktır. Sparrıng yaparken karşı taraflar birbirini yenmeye değil, tam tersi birbirlerinin açıklarını bulup geliştirmeye yardımcı olmalıdırlar. 

Boks yaparken yumruk atmanın gerekliliği kadar yumruk yemeye dair dayanıklılığın da kazanılması gerekmektedir. Sparrıng çalışması ile darbeye yönelik dayanıklılık kazanılmasına yardımcı olmaktadır.

Aynı zamanda kardiyovasküler sistemin gerçek bir dövüşe hazır hale gelmesi için de sparrıng gibi çalışmalar antrenman programına dâhil edilmelidir. Antrenman yaparken ki kondisyon ile dövüşürken ki kondisyon birbirinden tamamen farklıdır.

Bu yüzden en yüksek kondisyonun kazanımı için gerçek dövüşe en yakın çalışmalarla bu kondisyon sağlanmak zorundadır. 

Sparring yaparken yenilen yumruk, dövüşün temposuna uyum sağlayamamak, ayak hareketlerini kullanamamak başarısızlık olarak algılanmamalıdır. En nihayetinde tecrübeyi olumsuzluklar ve yapılan hatalar temellendirmektedir. 

Bu konuda gelişim süreci biraz zorlu ve sabır gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte yaşanılan olumsuz durumlar, kişiyi moral bozukluğuna sürüklememeli ve sürantrenmana sebep olmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.