Laktik Asit Nedir? Diğer Adıyla Süt Asiti Nedir?
Laktik Asit Nedir? Diğer Adıyla Süt Asiti Nedir?

Laktik Asit Nedir? Diğer Adıyla Süt Asiti Nedir?

Süt Asiti

Laktik asit bir diğer adıyla süt asiti için kullanlan bir görsel.

Laktik asit, 1780 yıllında Carl Wilhelm Scheele adında İsveçli bir eczacı ve kimyager tarafından keşfedilip, literatüre kazandırılmıştır. 

Laktik asitin bir diğer adı ilk keşfedildiği zamanlarda sadece ekşimiş sütten elde edildiği için süt asiti olarak da bilinmektedir.

Aynı zamanda laktik asit, süt ve süt içerikli yoğurt, ayran, vb. çeşitli yiyecek-içeceklerde de bulunmaktadır. 

Laktik Asit Oluşumu

İçinde laktik asit bulunduran bardaktaki süt görseli.

Laktik asit, antrenman yaparken belli yoğunluğa maruz kalan vücutta, biriken enzimlerin ortaya çıkardığı bir yorgunluktur. 

Bu bahsi geçen laktik asitin, bilimsel literatürdeki açıklaması ise şu şekildedir; antrenmana başlamadan önce vücuttaki glikojen depolarının kullanıma hazır bir şekilde dolu olması gerekmektedir. 

Kasların yorgun olmamış ve strese maruz kalmamış bir şekilde dinlenik durumda olması dikkate alınmalıdır. Bu sayede vücut kasları, kan ve oksijeni rahat bir şekilde gerekli bölgelere taşıyabilmektedir.

Bu şartlar altında antrenmana başlandığında, vücut öncelikle kendi içinde bulundurduğu glikojeni kolay şekilde enerjiye çevirmektedir.

Glikojenden elde edilen enerji sonrasında vücut, tüketilen karbonhidratları parçalarına ayırmaktadır. Bu sebeple glikozu enerji kaynağı olarak kullanmak için kan dolaşımı ile gerekli organlara dağılımını sağlamaktadır.

Sağlanan enerji ile, solunum sistemi sayesinde gerekli kas dokularına oksijen rahatlıkla taşınabilmektedir.

Bu sayede kaslar, dinlenik durumdan yavaş yavaş çıkmaya başlayarak kasılmaya başlar. Antrenmandaki çalışmaların yoğunluğu arttıkça vücut, enerji kaynağı olarak oksijen kullanımını artırmaya başlar.

Oksijenin Laktik Asite Etkisi

Yukardan çekilmiş bir bardak süt görseli.

Karbonhidratların da enerjiye dönüşmüş olması, kasların kasılmasına ve kas içindeki damarların sıkışmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden kan, dinlenik olan kaslardaki gibi daha yoğun olmak yerine daha az bir şekilde ulaşım sağlar ve kaslara ulaşacak oksijen miktarı da bu durumda azalmaktadır.

Kaslardaki oksijen seviyesinin düşmesi, vücudun karbonhidratları yakmak için oksijensiz ortamda enerji üretmeye başlamaktadır.

Bu aşamalardan sonra oksijensiz ortamda enerji üretimi, vücuttaki laktik asit artışını başlatmaktadır.

Antrenman yapan kişinin vücudu, ortaya çıkan laktik asit durumunu çeşitli yöntemlerle enerjiye çevirecek bir direnç gösterirse ve oluşan laktik asidi karaciğere taşıyabilecek hücrelere sahipse, kişinin dayanıklılık kuvveti yeterli düzeydedir.

Dayanıklılık kuvveti yeterli düzeyde olmayanlardaysa, laktik asiti enerji olarak kullanılmak üzere parçalamak için karaciğere taşıyamaz.

Karaciğere taşınamayan laktik asit, kaslarda birikmeye başlamaktadır. Aynı zamanda beyin ile beraber sinir sisteminde yorgunluk belirtilerini göstermeye başlamaktadır.

Vücuttan Laktik Asit Atılımı

Sürahiden boşalan bir süt görseli.

Laktik asitin sağlık açısından olumsuz bir durumu bulunmamaktadır. Spor yapanlar için antrenman akut yorgunluk oluşturarak performansı düşürme gibi bir durumu söz konusudur.

Vücutta oluşan laktik asit, antrenman bittiği andan itibaren geçen 1-2 saatlik sürede, doğal olarak vücuttan atılmaktadır.

Antrenman içerisinde, setler arasından yapılan dinlenme süreleri, laktik asit atımını tamamen sağlamasa bile yorgunluğu geciktirir veya toparlanma sürecini ayarlamaktadır.

Profesyonel sporcular ve sporu daha ciddi bir şekilde yapan kişiler, laktik asitin doğal yollardan atılmasına rağmen süreci hızlandırmak için çeşitli yöntemler uygulamaktadırlar.

Bu yöntemlere örnek olarak şunlar gösterilebilir;

  • Antrenman öncesi yapılan özel ve genel ısınmalarla yavaş yavaş tempo tutmak.
  • Antrenmanın içerisinde bol bol su tüketimi ve dinlenmelerde aktif dinlenmeyi tercih etmek (performansı etkilemeyecek miktarda).
  • Antrenman sonra sıcak uygulaması, masaj gibi yöntemler.
  • Antrenmandan bağımsız gün içerisinde yeşil yapraklı sebzeler, magnezyum içeriğinde sahip içecekler ve bolca su tüketimi de laktik asite karşı etkili olmaktadır.

Laktik asitin birikmesi ile yorgunluğun nasıl oluştuğunu ele almış olduk.

Vücutta oluşan yorgunluğun performansa olan kritik etkilerini de görmek için “Yorgunluk ve Toparlanma İlişkisi Üzerinden Yüz Yılın Maçı” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. 🙂

Yapacağınız antrenmanlar için toparlanma sürecini hızlandırmak, enerjiyi tasarruflu kullanmak, yorgunluğu geri planda tutacağından daha fazla verim elde edilmesini sağlayacaktır.

Şimdiden yapacağınız antrenmanlar için bol enerji ve az laktik asit diliyoruz. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.