Aşırı Protein Tüketimi Vücut İçin İstenilen Sonucu Veriyor mu?
Aşırı Protein Tüketimi Vücut İçin İstenilen Sonucu Veriyor mu?

Aşırı Protein Tüketimi Vücut İçin İstenilen Sonucu Veriyor mu?

Aşırı Protein Tüketimi

Aşırı protein tüketimi, sıklıkla vücut şekillendirmek, kas kütlesi artırmak veya zayıflamak isteyenlerin yaptığı bir uygulamadır. Bu kitlenin ise bu denli aşırı protein tüketimi için tabii ki haklı sebepleri bulunmaktadır. Fakat ne kadar haklı sebepler olsa da her şeyin fazlasının zarar olduğu gibi protein içinde aynı kaide geçerlidir.

Protein, vücut için vazgeçilmez besinler arasında önemli bir yere sahiptir. Sadece vücut geliştirmek veya kilo vermek için elzem bir besin değildir.

Vücudun yapısı açısından gerekli miktarda amino asite ihtiyaç duyulmaktadır. Protein ise amino asitlerin yapı taşı olduğundan herkes tarafından ihmal edilmemelidir. 

Peki proteine olan bu ilginin haklı sebepleri nelerdir? 

Elbette herkesin tahmin edeceği üzere vücut gelişimi için yoğun ilgi görmektedir. Sonra ise karbonhidrattan uzak kalarak zayıflamak isteyenlerden dolayı sürekli yükseliştedir.

Bu amaçla proteine yönelmelerinde herhangi bir yanlışlık yoktur. Ancak kontrolsüz tüketildiği takdirde belli zararları ortaya çıkmaktadır.

Proteinin Kas Gelişimine Etkisi

Protein, strese maruz kalan kaslar ve vücudun onarımı için görev yapmaktadır. Kas protein sentezini artırır ve yıkım hızını yavaşlatırken kas gelişimin de gerekli besin değerlerini sağlamaktadır.

Bu yüzden protein alımına özen gösterilmesi gerekmektedir. Ancak hunharca ve bilinçsizce tüketimden uzak kalarak elde etmeye çalışılmalıdır.

Proteinin kas gelişimi ile ilgili ilişkisi hakkında bir çalışmada şu ifadeler kullanılmıştır;

“İnsanların proteini kasla ilişkilendirmesi şaşırtıcı değildir. İskelet ve kas kütlesi vücudunuzdaki en büyük payı (yaklaşık %43) kapsar. Birçok sporcu ve vücut geliştiricisi, kemik kütlelerine sağlıklı bakmak ve kas kütlelerini artırmak için protein bakımından zengin hayvansal gıdalar ve takviyeleri büyük miktarlarda tüketirken, bu uygulama daha güçlü kaslar oluşturmaz.

Direnç eğitimini içeren bir spor programı, kas kütlesini artırmanın tek güvenli ve güvenilir yoludur. Direnç egzersizi sırasında kemiklerin zarar görmemesinin yanı sıra kasların çalışma proteinleri bozulur, ancak protein sentezi takip eden iyileşme döneminde gerçekleşir ve yaklaşık 24 ila 48 saat sürer. Sonuç olarak, özellikle amino asitler mevcut olduğunda kaslar büyür.” 

Bu hususta protein kalitesine de dikkat edilmelidir. Düşük kalitede protein tüketildiği takdirde vücut gelişimini zayıflatır ve hastalıklara karşı da yakalanma riskini artırmaktadır. Aynı zamanda kas gelişimi açısından kaliteli protein gıdaları ve protein tozu markaları da tercih etmek bu anlamda önemlidir.

Protein ise kalite bakımından kendi arasında ikiye ayrılmaktadır. Bunlar; 

  • Yüksek Kaliteli Proteinler: Kırmızı et, tavuk, deniz ürünleri, süt ürünleri ve yeşil mercimek, bezelye, nohut, fasulye gibi gıdalardır.
  • Düşük Kaliteli Proteinler: Yulaf, pirinç, buğday vb. tahıllar içerikli gıdalardır.

Aşırı Protein Tüketiminin Zararları

Beslenme planlamasında/alışkanlığında her besin öğesinin kendine ait bir görevi bulunmaktadır. Bu görevin ise yararlarını görebilmek için gerektiği kadarıyla tüketilmesi elzem olmaktadır.

Zaten vücuda alınan fazla protein, karaciğer yardımıyla yine vücuttan dışarı atılmaktadır. Bu sebeple bilinçli bir şekilde doğru beslenme gerekmektedir.

Aynı zamanda hiç bir şey tek başına etkili sonuçlar vermemektedir. Misal hayvansal gıdalarla birlikte yeşil yapraklı sebzelerde tüketmeye özen gösterilmelidir.

Çünkü etin içerisinde posa olmadığı için sürekli tüketildiğinde ya da sebzelerden uzak durulduğunda kabızlığa sebep olmaktadır. Kaliteli kaynaktan yüksek protein alacağım diye vücudu sebzeden mahrum bırakmak bu sonucu kaçınılmaz kılacaktır.

  • Böbrek Hasarı: Protein içerisindeki fazla atık maddeleri atmak için fazla çalışmaktadır. Aşırı protein tüketiminde ise bu durum böbrek hasarı oluşturur.
  • Kalp Rahatsızlığı: Fazla miktarda hayvansal gıdalardan elde edilen protein, yağlanmayı ve kolestrol riski taşıdığından kalp rahatsızlığına sebeb olabilmektedir.
  • Kemik Sağlığı: Kemiğin yapısında bulunan kalsiyumun, protein değerlerini dengelemek için boşalmasıyla kemikte zayıflık meydana getirmektedir.
  • Karaciğer Rahatsızlığı: Gereğinden fazla alınan proteinin dışarı atılması için karaciğer görev yapmaktadır. Bu durum aşırı yoğun yaşanırsa karaciğer sıklıkla çalışacağından olumsuz etkilenmektedir.

Aynı zamanda aşırı protein tüketimi, karbonhidratı dışarda tutarak tüketildiği zaman enerji depoları yeteri kadar doldurulamayacağından kas kazanımı için antrenman performansını düşürecektir.

Bu sebeple antrenmanda kas kasılmaları uygun veya yeterli aralıklarla olamayacağından proteinin etkisi de çok görülmeyecektir.

Protein konusunda başrol oyuncusu olan “Kırmızı Et ve İçeriğinde Bulunan Besin Değerleri” başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.